Amerikalı bir arkadaşımla bu film üzerine uzun uzun tartıştık...
Daha öncesinde film hakkında yapılan yorumlardan okuduğum kadarıyla; arkadaşıma aslında bu filmin Amerikan emperyalizmi ve sonunun 20. yy da geldiğini sandığımız kolonizmin birebir göstergesi olduğunu; aslında şimdiye kadar yapılan bütün Hollywood ürünü Vietnam, 2. dünya savaşı, Japonya,Irak vs savaşları konulu filmlerin bu emperyalizmin ürünü olduğunu, bunu bir şekilde meşrulaştırdığını; kahraman amerikan askerinin çilesini gözler önüne sererek ajitasyona dayanan amerikan milliyetçilik (aslında daha kendi içindeki "çokkültürcü demokrasi" "sorununu" çözememiş amerikan milliyetçiliği) politikası sürdürdüğünü iddia etmiştim. Taki son derecede müthiş bir teknoloji ürünü olan ve belki de sinemada yapay çekimlerin modern prototipi olacak olan bu filmi izleyinceye kadar...
Yapılan yorumlardan ve izlenimlerimden yola çıkarak; "kaybeden gök insanları"nın ( atom bombası da havadan atılmamış mıydı oysa ki...), son derecede otantik, egzotik, sıradışı, bilinmeyen ve (bilinmemesinden dolayı) bir o kadar korkutucu olan bir gezegendeki madenin peşine düşmesini, yerel halkın da medeniyet- eğitim- ahlak- "insaniyet" dışı olmalarından ileri gelen "terörizm"inin; emperyal- kapitalist- kolonist güçlere karşı kazandığı zafer anlatılmakta bu filmde...ironik olan ise zaferin yine bir amerikan 'kahraman' askeri tarafından kazanılması...son birkaç onyıldaki Amerikan "demokrasi" savaşlarına baktığımızda da aslında aynı manzarayı görmüyor muyuz? Afganistan ve Irak'taki savaşın aslında amerikan "milleti" değil de birkaç büyük şirketin (American Petroleum Company başta olmak üzere..) tekelinde yer alması ne garip!
Demokrasinin ücretini petrol ve maden olarak alan Amerikan hükümetleri (ki bu hükümetlerin petrol şirketleri ile 1. 2. 3. dereceden akrabai ilişkileri bulunmakta..bkz Bush Family) "teröre terör ile karşılık vermekte" ve zamanın birkaç en büyük yapay insanlik dramını yaratmakta..
Pekala yukarıda anlatılanların hepsi benim bu çok yakın Amerikalı arkadaşıma iddia ettiğim fikirlerdi. Peki onun buna cevabı ne oldu?... İşte orası biraz ironik...kendi yorumu; hollywood film endüstrisinin apolitizm politikasından başka bir amacı olmaması ve çekilen bütün filmlerin tek amacının "entertainment" (eğlenti) olduğu , zaten filmi izleyen hiçbir Amerikan vatandaşının da filme bu gözle bakamayacağı, ilgilenilen tek unsurun savaş sahneleri ve ileri teknoloji kullanımının olduğu; filmi yazan yöneten her kimsenin böyle bir amacının olmaması ve hatta bunun farkında bile olmadıkları yönünde idi.İşte bu nedenle arkadaşım, filme karşı yapılan bu yorumların aslında biraz acımasız olduğu, Hollywood'u pek fazla ciddiye almamak gerektiğini savunmakta...
"Kitlesel apolitikleşrimenin" yeni bir politik altyapısını hazırlayan Amerikan idealizmi, insanlar ile politik aktivizm arasına medya perdesini germekte ve aslında insanlar bu perdenin arka tarafından yanan ışığın yarattığı gölgelere karşı Amerikan aktvizmi sürdürmekte...peki diğer taraftan; bu insanlar kendi hükümetlerinin ve insanlarının (askerlerinin) yarattığı acıdan zevk (eğlenti) mi almakta?
Velhasıl-ı kelam Irak'ı ve Afganistan'ı Amerika'dan kurtaracak olan kahraman Amerikan askerlerinin yolunu gözlemekteyim....hayrola..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder